Skip to main content

Avustralya’ya nasıl taşındık?

Aslında bu yazıyı yayına almayı hedeflediğim zaman iki hafta öncesiydi fakat John Lennon’un da dediği gibi “Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.” Planlamalarım beklediğim gibi gerçekleşmediği için bu yazıyı ancak bugün yayına alabiliyorum.

Bu yazıyı okumadan önce Avustralya yazı serisinin ilk yazısı  “Dünyaya tekrar gelsem nasıl bir hayat isterdim?”,  ikinci yazısı “Konfor alanının dışına doğru çıkarken” ve üçüncü yazısı “Neden Avustralya’ya taşındık?” adlı yazıları okumanızı tavsiye ederim.

Gelelim en en en çok sorulan soruya…

Avustralya’ya gideceğimizi açıkladığım andan itibaren bana en çok sorulan soru “Nasıl?” dı. Kimisi “Oturma iznini nasıl aldın?” kimisi “İş mi buldun?”, kimisi “Kendi çabanla mı yoksa sponsor mu buldun?” gibi sorular sordu. Hatta çoğu kişi merhaba bile demeden direkt “Onu bunu boşver de nasıl gittin onu anlat” tarzında mesajlar attı. Birçok kişinin yurtdışında bir yaşam hayal ettiği şu günlerde yaşamak için yurtdışına gelebilmiş olmamız insanlara bir umut oldu. Bu inanılmaz mutluluk verici.

Fakat bununla birlikte bu “Nasıl?” sorusunu çok da pozitif olmayan yaklaşımla soran kişiler de oldu. Sanki ben anlattıktan sonra “Heh işte! Ben gidemiyorum çünkü…. “ cümlesindeki boşluğu doldurup, kendini rahatlatacak. Bir de aslına bakarsanız ben “Nasıl gidilir?” sorusundan ziyade “Nasıl harekete geçtin/Motivasyonun ne oldu?” sorusunu daha çok önemsiyorum. Çünkü internette kısa bir araştırma yaptığınızda nasıl sorusunun cevabını alabilecekken, motivasyonun ne oldu sorusunun tek bir cevabı yok ve ilham verme olasılığı daha fazla. Belki de bu yüzden bu sorudan hazetmedim.

Avustralya’ya yaşamak ya da uzun süreli gelmenin birkaç yolu var…

Biz yaşamak istediğimiz yere karar verdikten sonra Cemal ile iş bölümü yaptık ve Avustralya’ya nasıl gideceğimizi araştırdık. Bizim profilimiz için birkaç seçenek vardı.

1-Nitelikli göçmen vizesi ile Avustralya’ya gitmek

Aklımıza ilk gelen yol nitelikli göçmen vizesi oldu. Nitelikli göçmen vizesi ile ilgili araştırmalarımızı Avustralya Konsolosluğu’nun sitesinden yaptık. Bu vize türünde ilk yaptığımız şey nitelikli meslekler listesinde mesleğimiz var mı yok mu diye bakmak oldu. İyi haber! Cemal’in işi (Auditor) meslek listesinde var. Bir sonraki aşama nitelikli göçmen vizesine başvuru sürecini, ücretini ve ne kadar zamanda çıktığını araştırmak oldu. Bu araştırmayı da yaptıktan sonra bu vize türü ile gitmek istemediğimize karar verdik. Çünkü;

  • Nitelikli göçmen vizesi başvurusunun sonuçlanması 1-1,5 yıl sürüyor. Bizim bu kadar uzun süre bekleyecek motivasyonumuz artık kalmamıştı.
  • Biraz riskli geldi. Türkiye’den bu vize türüne başvuru yapıp, bir sebepten ötürü vizeyi alamazsak Avustralya’ya alabileceğimiz tek vize türü turist vizesi olacaktı ve Avustralya’da yaşama hayalimizi gerçekleştiremeyecektik.

Fakat bu vize türünün en muhteşem yanı Avustralya’ya geldikten sonra vizenizle ilgili kafanızın rahat olması. Ki bunun büyük bi lüks olduğunu söyleyebilirim. Eğer mesleğiniz listedeyse ve beklemeye sabrınız varsa Avustralya’ya nitelikli göçmen vizesi ile gelin. Bu vize türüne Avustralya’ya öğrenci vizesi veya Work & Holiday vizesi ile gelip de başvurabilirsiniz.

2-İş bularak Avustralya’ya gitmek

Avustralya’ya gitmenin bir diğer yolu iş bulmaktı. İş demek seni Avustralya’ya götürecek sponsor demek yani sponsorlu vize. İstanbul’da yaşayıp, Avustralya’da iş bulmak biraz ütopik farkındayım. Fakat bunu gerçekleştiren ve yakında Avustralya’ya taşınacak olan bir tanıdığım var. Yani imkansız diye bir şey yok. Sadece sponsorlu vize alabilmeniz için spesifik bir özelliğiniz olması gerekebilir. Örneğin bir programın uzmanısınızdır ve Avustralya’daki bir firma o programı kullanan başka birini bulamamıştır. İşte o zaman o işe kabul edilme şansınız çok yüksek. Ya da hali hazırda Türkiye’de çalıştığınız firmanın Avustralya’da bir şubesi vardır ve orada sizin pozisyonunuzla ilgili bir pozisyon açılmıştır, başvuru yapabilirsiniz vs. Bizim durumumuzda bunların hiçbiri söz konusu değildi.

3-Öğrenci vizesi ile Avustralya’ya gitmek

Bizim için bir yol daha vardı o da Avustralya’ya öğrenci vizesi ile gitmek. Öğrenci vize türünü araştırdığımızda en hızlı sonuçlanan ve alması daha kolay olan bir vize türü olduğunu öğrenmiş olduk. O yüzden hemen güvenilir ve düzgün çalışan yurt dışı eğitim danışmanlığı firmalarının bir listesini yaptık. Firmaların çoğu ile yüz yüze, birkaçı ile de telefonda görüşme yaptık. Bu süreçte birkaç kere motivasyonumuzu bozacak nitelikte yaklaşımlarla karşılaştık.

Firmalardan biri daha telefonda bilgi isterken “Boşu boşuna ne vaktinizi ne de paranızı harcamayın. Çünkü sizin profiliniz göçmen yani gidip gelmeyeceksiniz ve vize almanız mümkün değil.” Dedi. Bir diğer firma ise yüz yüze görüşme esnasında bize yarım saat neden öğrenci vizesine başvurmamamız gerektiğini anlattı ve konuşmasını yine aynı cümlelerle bitirdi; “Paranıza ve vaktinize yazık, vizeniz çıkmaz.”

Bu olumsuz yaklaşımlardan hiç etkilenmedik dersek yalan olur. Özellikle yüzyüze yaptığımız görüşmedeki kadın tüm enerjimi çekti diyebilirim. Fakat bu ruh hali çok uzun sürmedi. Cemal ile birbirimize destek olduk ve dedik ki “Bunu denemeden bilemeyiz ve sonuç ne olursa olsun hayatımızda başımıza gelen her şey bizim için. Biz her şeyin güzel olacağına inanırsak, güzel olur. O yüzden o vizeyi alacağımıza inanalım ve bu inancı hayalimiz gerçekleşene kadar sürdürelim.”

Sonra yolumuz Atlas Eğitim Danışmanlığı firması ile kesişti. Caddebostan şubesindeki Levent Bey ile bir görüşme organize ettik. Ona profilimizi ve ne istediğimizi anlattık. Son derece pozitif yaklaşımının yanı sıra gerçekçi yaklaşımı kendisine güven duymamıza sağladı. Zira bize söylediği şey şuydu; “Ben göçmen riski taşıdığınız için vize alamayacağınızı düşünmüyorum fakat bununla birlikte vizeyi veren de ben değilim. Hikayenize önce siz inanmalısınız. Siz inandıktan sonra herkes inanır.”

Bu görüşmeden sonra Levent bey ile çalışmaya karar verdik. İki şekilde öğrenci vizesine başvuru yapabilirdik. Biri master başvurusu diğeri ise dil okulu.

Master başvurusu yaparak Avustralya’ya öğrenci vizesi ile gitmek

Biz önce master üzerinden ilerledik. Fakat master rakamları 25-30 bin dolardan başlıyor ve bu rakam bir yılın ücreti. Avustralya’da master 2 yıl sürüyor. Yani master eğitimi için minimum 50-60 bin doları gözden çıkarmak gerekiyor. Tabii bu sadece eğitim ücreti. Avustralya Konsolosluğu aynı zamanda sizin ve beraberinizde eşiniz veya partneriniz varsa onun da 1 yıllık yaşam masrafını banka hesabınızda görmek istiyor. Master öğrencisi olarak Avustralya’ya gitmenin faydası vizenizi 2 yıllık vermesi. Eğer eşinizle gidiyorsanız aynı vizeyi eşiniz için de veriyor. Yani eşiniz aslında bir okulda öğrenci olmaksızın sizin vizenizin aynısına sahip oluyor. Üstelik eşe de full time çalışma izni veriyor. 2 yılın ardından ise Post Graduate vizeye başvuru yaparak 2 yıl daha vize alıp, Avustralya’da full time çalışabiliyorsunuz. Bu sırada size sponsor olacak bir firma bulursanız da kalıcı olarak Avustralya’da yaşayabiliyorsunuz. Fakat bizim durumumuzda master eğitimi için ayırabileceğimiz böyle bir bütçemiz yoktu. Bu yüzden diğer seçenek üzerinden ilerlemeye karar verdik.

Dil okulu ile Avustralya’ya öğrenci vizesi ile gitmek

Dil okulu ile öğrenci vizesi almak mastera göre daha uygun. Fakat burda da şöyle bir durum var; dil okulları level 1, level 2, level 3 diye level’lara ayrılıyor. Level 3’te bulunan dil okullarının fiyatı daha ucuz ama vize çıkma olasılığı daha düşük çünkü bu okullara giden öğrenciler eğitimini tamamladıktan sonra dönüş yapmayanlar. Avustralya her yıl dil okullarını bu şekilde kategorilere ayırıyor. Bu yüzden biz Level 1’de bulunan ve eğitim kalitesi bakımından da iyi bir okul seçmeye odaklandık.

Biz önce hangimiz üzerinden bu vizeye başvuru yapacağımıza karar verdik. Ben daha önce Londra’da dil eğitimi alıp, 5 yıldan fazla bir süre uluslararası şirketlerde yabancı yöneticilerle çalıştığım için benim üzerimden dil okuluna başvurmak mantıklı değildi. Cemal ise hem üniversitede hem de masterda İngilizce eğitim almasına rağmen daha önce hiçbir dil okulu ve uluslararası şirkette çalışma deneyimi olmadığı için Cemal üzerinden vizeye başvurmaya karar verdik.

Okul olarak ise Level 1’de bulunan Melbourne Üniversitesi’nin dil okulunu seçtik. Burası diğer dil okullarından biraz daha farklı. Örneğin Melbourne Üniversitesi’nde master yapmak için gelip, İngilizcesi yeterli olmadığı için hazırlık sınıfını da tamamladığı bir okul. Fiyatı diğer okullardan daha yüksekti ama içimize en çok sinen okuldu.

Bu vize türünün avantajları ise şöyle; vizeye Cemal üzerinden başvursak da ben de Cemal’e eşlik edeceğim için aynı vize türünden benim de yararlanmam. Bu vize türü hem Cemal’e hem de bana part time çalışma izni veriyor. Vize başvurusundan önce okul ücretinin tamamını ödemiş olmak ve 2 kişinin Avustralya’da kalacağı süre boyunca ihtiyaç duyacağı parayı hesabında bulundurması gerekiyor.

Bu vize başvurusundaki en önemli şey bence motivasyon mektubu. Motivasyon mektubunda kendinizi ve amacınızı çok iyi bir şekilde ifade etmek gerekiyor. Belki motivasyon mektubu nasıl yazılır başlığında ayrı bir yazıda bunu anlatabilirim.

Vize başvurusuna hazırlık süreci

Bizim için vize almanın en hızlı yolunu bulmuştuk. Bir sonraki adımda Cemal ile oturup izleyeceğimiz adımları belirledik. Bu adımları gerçekleştirirken nelere ihtiyaç duyabileceğimizi, hangi tarihe kadar neyi yapacağımızı, ne zaman vizeye başvuracağımızı ve kimin neyden sorumlu olduğunu… Sonrasında ise her akşam birbirimize update’ler verdik. Aslında bu süreç adeta bi proje gibiydi bizim için. Tüm her şeyi kağıt üzerine döktük. Yazdık, çizdik ve aynen yazdığımız gibi uyguladık.

Paraya çevirebileceğimiz ne varsa satmaya başladık. Kıyafetler, eşyalar, kamp malzemelerimiz, bisikletlerimiz, arabamız, yurt dışından getirip içmediğimiz içki koleksiyonumuz… Her şeyi… Bir de tabii seyahat etmeyi bıraktık. Böylelikle para biriktirmeye başladık. Harcamalarımızı minimuma indirdik. Olabildiğince hızlı bir şekilde para toplamaya çalıştık. Seyahatsizlikten depresyona girer gibi oluyordum fakat hemen sonra ne için seyahat etmediğimi hatırlayıp, kendime geliyordum :)

Vize başvurusunu yaptığımız gün artık tüm şartları yerine getirmiş, dil okulunun 1 yıllık ücretini ödemiş, banka hesabımıza ikimizin 1 yıllık yaşam giderini koymuştuk.

Vizeye başvurduk

Vize başvurusu online oluyor. Yani hiç kimseye sözlü olarak hiçbir şey anlatmıyorsun. Sadece telefonla arayabiliyorlar bazen. Fakat kesin arayacaklar diye bir durum da yok. Biz ikimiz de kendimize ne olur ne olmaz diye telefon görüşmesine hazırlamıştık. Vize başvurusnu yaptıktan 2 gün sonra VFS vize başvuru merkezine parmak izlerimizi vermeye ve biyometrik fotoğraf çektirmeye gittik. Bunun üzerinden 3 gün geçtikten sonra bir sabah telefonum çaldı!

Arayan 0312 ile başlayan bir numaraydı. Aklıma Avustralya Konsolosluğu olacağı hiç gelmedi. Neyse açtım telefonu biri Cemal Özmen ile görüşebilir miyim dedi, buyrun ben eşiyim siz kimsiniz dedim, ben Avustralya Konsolosluğu’ndan arıyorum cümlesini duyduğumda heyecandan elim ayağım titredi :) Hiçbir şey sormadı. Sadece çok fazla seyahat bilgisi olduğundan ve kullanılmış pasaport sayfalarının çokluğundan bil bilgiyi göremiyor ve onu sormak için arıyor :) Bu telefon görüşmesinden 5 dk sonra Levent bey Cemal’i arayıp, hayırlı olsun vizeniz çıktı dedi.

Her gözümü kapattığımda…

Avustralya’ya gitmeye karar verdikten sonra ne zaman gözlerimi kapatsam, ne zaman meditasyona otursam, ne zaman bir dilek dilemem gerekse hep tek bir anın hayalini kurdum. Vizemiz çıkmış ve Cemal beni arıyor. Telefonu açıyorum ve “Sevgilim vizemiz çıktı, gidiyoruuuuz!” diyor…

Aylar sonra hayalini kurduğum o an aynen böyle gerçekleşti. Cemal beni aradı ve “Sevgilim vizemiz çıktı, gidiyoruuuuuz!” dedi. Şuanda bu cümleleri yazarken bile gözlerim dolu dolu ve bu yazıyı yaşamak için hayalini kurduğum şehrin en güzel yerlerinden birinde State of Victoria Library’de yazıyorum ve bu bana inanılmaz büyülü geliyor…

Biz yola denemeden nasıl bir şey olacağını bilemeyiz, deneyip görelim ve deneyimleyelim diye çıktık. Yani ne iş bulduk, ne göçmen olarak geldik, ne gelmeden ev bulduk… Bu hayalimizi gerçekleştirmek için bir yol aradık ve bulduk. Şimdi o yolda seyahat ediyoruz.

Hayaliniz her ne ise korkularınızı ve konfor alanınızı bir kenara bırakın. Kendinize, içinizdeki sonsuz kaynağa inanın. Bazı anlar olacak ve karşınıza tüm negatifliği ile sizi aşağı çekmek isteyen insanlar da olacak. Kendinize inandığınız sürece hiçbir şey imkansız değil! Hiç kimse size inanmasa bile siz kendinize inanmaktan asla vazgeçmeyin. Biz ve hayatımız bunun belki de en güzel örneği…

p.s: Bu ülkeye “evim” diye gelen herkesin bir hikayesi var. Bakalım bizim hikayemiz bundan sonra nasıl evrilecek. Çünkü bundan sonra ne olacak henüz biz de bilmiyoruz :)

p.s 2: Atlas Eğitim Danışmanlığı firmasından Levent Bey’e kucak dolusu teşekkürlerimizle. Biz hikayemize, o da bize inandı ve destek verdi.

p.s 3: Öğrenci vizesi ile Avustralya’ya gelmek isteyenlere elimden geldiğince yardımcı olmaya hazırım. Tek şartım öncesinde Google’da araştırmış ve yine de cevabını bulamamış olmanız :)

Dünya Benim Evim’i Facebook ve Instagram hesaplarından takip edebilirsiniz.

Avustralya’ya nasıl taşındık?” hakkında 53 yorum

  1. Ekim’de Melbourne yolcusu bir çift olarak blogunuzu ve instagram hesabinizi heyecanla takip ediyorum ve bizim gibi yüreği çocuk kalmış maceraya açık insanların bitmediğini görmek müthiş motive hissettiriyor . Umarım birgün Melbourne’ün tatlış kafelerinden birinde bir kahve içip maceralarımızı paylaşırız .
    Yolunuz açık olsun
    İstanbul’dan sevgiler !

      1. Ayni sekilde, Ekim sonu veya Kasim ortasindan once Melbourne’de olacagiz. :) Yeni yilda yapmaya baslayacagimiz dunya turu icin ilham kaynagi olabileceginiz bir sohbet gerceklestirebilecegimizi dusunuyorum. Uste olan yorum gibi, kahveye sizleri davet edebilir miyiz? Sevgiler!

  2. Sevgili oznur,
    Her yazinizi dortgozle beklerdim ama avustralya yazilarini beklemek baska bir heyecan. Diliyorum ki bitun dileklerin bir bir gercek olacak. Siz ve dunyabenimevim okuyucularinin enerjileri o kadar yogun ve pozitif ki buna hicbir sey engel olamaz. Kendinize cok cok iyi bakin. Yeni konu icin sabirsizlaniyorum. Cok sevgiler. Bi de seviyorum coookkk 😘😘😘

    1. Sen ve hep hep hep gösterdiğin sevgi için çok teşekkür ederim. O kadar güzel bi enerji veriyorsun ki çoook mutluyum.

  3. merhabalar, sessiz bir takipçiniz olarak 189 veya 190’la gitmişsinizdir diye düşünmüştüm:) tatlı tatlı bella yolculuklarınızı, gülümseyen yüzünüzü izliyorum fotoğraflarda, herşey gönlünüzce olsun, elinize sağlık ayrıca çok detaylı anlatmışsınız…

  4. Öznur ne deyim ki sana. Öyle güzel umut oldun ki yazdıklarınla işte bu dedim. İyi ki varsın, 💜💜💜Sayende hayallerime sanki daha yakınmış gibi hissediyorum kendimi. 😀Bu güzel ve motivasyon dolu yazın için çok teşekkür ederim. 😀

    1. Sen de iyi ki varsın. Vakit ayırıp okuduğun ve bu güzel yorumu benimle paylaştığın için ben teşekkür ederim <3

  5. Umarım günleriniz çok güzel ve mutlu geçer ve her şey istediğiniz gibi olur.Bir an önce kalıcı bir iş bulup çalışma vizenizi alıp, bir daha da vize stresi yaşamamanız dileğiyle, sevgiler. Acaba oradayken master için burs başvurusu yapsanız belki de kabul olur ve sorunlarınız daha erken çözülür.

    1. Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Bizim için ilk önemli ve büyük adım Avustralya’ya gelmekti. Şimdi bundan sonra önümüze ne tür fırsatlar çıkar kendimize bu akışa bıraktık :) Master yapabiliriz, göçmenliğe başvuru yapabiliriz, iş bularak sponsor bulabiliriz… Birçok seçenek var. Biz de bilmiyoruz ve bayağı heyecanlıyız :)

  6. Merhaba öznur yazını ilgiyle okudum. Öncelikle hayırlı olsun. Yeni umutlar yeni başlangıçlar umarım hep olumlu şeyler yaşarsınız. Avustralyaya yerleşmek yerine neden dünya turunu tercih etmediğinizi merak ettim.Çünkü yazdıklarından anladığım kadarıyla 1 yıllık vizeniz mevcut. Bu süreyi artırıp ömür boyu kalma şansınız var mı?

    1. Merhaba çok teşekkür ederim :) Dünya turu bambaşka bir olay, yurt dışında yaşamak bambaşka. Galiba biz dünyayı yavaş yavaş gezeceğiz :) İlk aldığımız vize 1 yıllık evet ama onu çeşitli yollarla uzatmak mümkün :)

      1. Haklısın. Bir yazında hayalim dünya turu yazdığını hatırlıyorum. Daha ekonomik, senlik ve daha az uğraştırıcı gibi geldi. Oyüzden sordum. Ama tabi avustrulyanın kendisi ve etrafını düşünecek olursak bu da dünya turu sayılır :) sevgiler

  7. Öznur’cum canım, nasıl bir insansın ki resmen heyecanını yaşıyor, mutluluğunu görüp mutlu oluyorum, yazılarını kelimesi kelimesine aşkla okudum, sanırım sana aşık olabilirim…..

    Sen ve Cemal hayallerinizden bile daha güzel günler yaşayacaksınız inanıyorum….
    Sevgiyle kalın…

  8. Yazını okurken benim de gözlerim doldu açıkçası.İnsanın cesaret etmekten hiç vazgeçmeden hayallerini gerçekleştirmesi kadar güzel çok az duygu vardır sanırım :)

    Hayallerini gerçekleştirmeye çalışan biri olarak sizin adınıza çok çok mutlu oldum :) Yazıların gerçekten bizim gibi hayallerine inananlara ilham veriyor. Her şey gönlünüzce olsun oralarda ;)

    1. Birilerine ilham oluyorsam bu inanılmaz güzel bi şey benim için. Çünkü aslında bazı şeyleri biz algımızda büyütüp, gerçekleştiremiyoruz. Fakat içimizdeki potansiyel ile bi tanışınca insana bi “benim yapamayacağım hiçbir şey yok” gücü geliyor. Duygularınızı samimiyetle benimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Sevgiler

  9. Merhaba! Ben Büşra Beşiroğlu. Yurtdışına bu sene çıkmaya başlamış henüz 2 ülke gezmiş ama gezdiği yerleri sokak sokak tanımış biriyim. Bir şehri tüketmek ne demekse çok iyi bilirim. Şimdi göz yaşlarımı sildim ve dedim ki bir yorum bırakmalıyım! Ben gezgin biri değilim fakat Dünya’yı gezen ve farklı gözle etrafını anlamlandıranlara saygım ve merakım çok fazla… Bir kaç gün önce keşfette “dunyabenimevim” hesabını keşfettim. Açık konuşmam gerekirse ben düzenli blog okuyan/takip eden biri değilim. Bir ülkeye gidecek isem araştırma yaparım. Ama Avustralya’ya gitmiyorum, şuan yurtdışında gezecek bir yerde aramıyorum. Beni bu yazıyı hatta bundan önceki 3 mükemmel derecesinde samimiyetli yazıyı okumaya iten şey ne olmuştu? Cevabı son yazında buldum! Bir hikayen var, önce sen inanıyorsun sonra etrafında ki herkes inanıyor. Sanırım bu büyülü ana hayran oluyorum. Dolayısı ile bugün oturdum Avustralya başlığını yaklaşık 10 dakika içinde okudum ve büyülendim! Cesaretinizi ve bu cesareti besleyen hayalinizi, inancınızı tebrik ederim! Çok güzel anıların olacağına eminim… Seni takip ettiğim için çok mutluyum! Kucak dolusu sevgiler…

    1. Büşra merhaba, Duygularımı hiç tanımadığım birine geçirebilmek çok güzel. Tabii ki göz yaşlarını akıtmanı istemezdim ama ben de yazıyı ağlayarak bitirince ve böyle geri dönüşler alınca ne bileyim anlaşılmış olmak çok iyi hissettiriyor. Düzenli blog okuyan biri olmamana rağmen blogumu okuman da çok güzel. Dediğin çok doğru.. Aslında hepimizin farklı farklı hikayeleri var.. Vakit ayırıp bunu dile getirdiğin için de ayrıca teşekkürler. Çok sevgiler

  10. Sevgili Öznur,
    Heyecanına ortak oldum tüylerim diken diken oldu son satırlara ve müjdeli haber kısmına geldiğimde!
    İnancın sayneden ordasınız!

    1. Canım Hasret <3 Güzel yorumun için teşekkür ederim. Dediğin gibi inancımız sayesinde burdayız.

  11. Öznur cum merhabalar, ilk seninle tanışmam Hallstatt araştırmalarımda senin sandaldaki videonla oldu canımcım, o kadar samimisinki canım diye hitap ediyorum çunku seni sanki çok yakın bir arkadaşım gibi sevdim, Avustralya ya yerleştiğini duyunuca çok heyecanlandım sanki kendim gitmişim gibi oldum, çünkü gerçekten hepimizin bir yurt dışına yerleşme hayali var ama ne bileyim hep Avrupa olarak düşünmüştüm, aklıma bu kadar uzak bir yer gelmemişti , ve sayende gidebilirmiyiz acaba diye düşünmeme sebep oldun canım :))
    Neyse ben şu anda bu cuma Salzburg üzerinden göller Bölgesi tatiline çıkıyorum sayende çok güzel bir tatil yapıcam onu bildirmek istedim bu yazını okudum ve bu yazıyı kaleme aldım, inşallah uzun olmamıştır.
    Herşey gönünce olsun canım benim.
    Sevgiler;

    1. Merhaba :) Çok çok tatlısınız. Biliyorum, siz çok uzun zamandır takip ediyorsunuz beni. Biliyorsunuz aslında uzak dediğimiz yerler bile yakın :) Size harika bir seyahat diliyorum :)

  12. Harika yazınız için teşekkürler 😍 İnanılmaz motive ettiniz bu konuda beni🤘🏻❤️ Sevgiler

  13. Yazdıklarınızı heyecanla okudum. Okudukçada bende umutlandim. Bende denemek istedim. Size çıktığınız bu yolda mutluluk ve şans diliyorum. Her şey gönlünüzce olsun.

    1. Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Birilerine umut olabildiğimi duymak çok güzel.

  14. Sevgili Öznur, yazini okurken Che’nin bir sözü var ya “hiç bir şey yolunda gitmedi,ama hiç bir şey de beni yolumdan etmedi” o geldi aklıma, her şey hayal ettiğin gibi olsun,sevgilerimle,

    1. Yaaa çok güzel bir sözmüş. İnançla insanın elde edemeyeceği bir şey yok bence. Bir yol hep var. Sevgiler

  15. O kadar güzel yazmışsıniz ki okurken gerçekten keyif aldım 😍 Hayallerin gerçekleşmesi kadar güzel bir şey yok sanırım🤗

  16. Her okuduğumda bana ilham veriyorsun! Yolunuz hep açık olsun. İdol olarak seni alıyorum, umarım bi gün bende gideceğim😊

  17. Daha önce gezilerinizi takip ediyordum.
    Bence çok güzel bir karar almışınız … Umarım her şey dilediğinizce gerçekleşir.
    Takip etmeye devam

  18. Sizin gibi bi ruh hali ve muazzam içgüdü..instagramdanda takip ediyorum sizi hatta vintage bisikletinizi nereden aldığınızı sormuştum :)sürekli takip ediyorum ve yeryüzünde ufacık bi insanım şahsi adıma bazen güne sizin fotograflarinizi görerek tutunuyorum gulumsuyorum umutlu oluyorum iyiki varsınız yolunuz bahtiniz günleriniz açık olsun kucak dolusu sevgiler 😊😇😇💕💕💕

  19. Öznur’cum,
    Yazını öyle bir heyecanla okudum ki… Kalbim uzun zamandır kırık, bu ülkeye dair inancımı yitireli uzun zaman oldu… Cahit’in bana şaka yollu sorduğu “Midilli’ye yerleşelim mi?” sorusu artık ciddi ciddi “haydi bir an önce gidelim burdan!” diye yanıtlayabileceğim bir hal almaya başladı. O kadar mutsuzum ki bize aşılanan huzursuzluktan. Sen hep içimde bir umudu yeşertiyorsun. Benim, senin gibi yoğun bir “gitme” tutkum hiç olmadı ama ara ara damarlarımda “gitmek istiyorum” diye can çekişen yanlarım oldu. Özellikle de geçtiğimiz haftasonu inanılmaz bir dibe çöküş yaşadım. Yaşadığımız yere çok yakın bir düğün salonunda, Arabistan tandanslı ve neredeyse ayine benzer tuhaf bir dini kutlama vardı. Saatlerce sürdü, bangır bangırdı… Biz gerçekten dönüşüyoruz, acı bir şekilde dönüşüyoruz ve galiba artık değişimi sağlayacak güce sahip olanları, seni, beni, güzel bakanları yitirmeye başladık. Ben de o yitirilenlerdenim. Ne yapacağımı bilmiyorum ama gerçekten artık bu ülkede çok mutsuzum!

    1. Canım Duygu’cum orada yazdığın bi cümle içimi ısıttı. “Sen hep içimde bir umudu yeşertiyorsun” Birilerine umut olabiliyorsam benim için çok büyük bi mutluluk. Çünkü böylelikle içinde bulunduğum bu değişimden beslenen sadece ben olmuyorum. Bizi maalesef mutsuz bireyler haline getirdiler. Bunu geçirdiğim 3 ayda bambaşka bi hayatı yaşarken çok daha net bi şekilde gördüm. Diliyorum sizin için en doğrusu neyse o olur. Tüm kalbimle sarıldım sana <3

  20. Ellerine sağlık Öznur,sıkılmadan detaylarıyla yazmışsın herşeyi büyük sabır ve sevgi isteyen bir iş.Hayallerinin gerçekleşmesi belkide hayali olanların gerçekleşmesine vesiledir ne diyelim <3
    Avustralyada kulaktan duyma sakinliğinin çok sıkıcı olduğu ve dışarıda yemek yemenin fiyatlarının çok pahalı olduğu söyleniyor doğrumu?
    Ayrıca benim sorum diyelim dil okuluyla geldik,mesleğimizle alakalı iş yada doktora bulma şansımız bu elimizdeki 1 yıl içinde gerçekleşme olasılığı varmı? Bu da sanırım yeterli IELTS skorunu zamanında almakla alakalı olsa gerek
    Teşekkür ederim
    Güzel günleriniz olsun

    1. Ayça merhaba, çok teşekkür ederim :) Tüm bunları kendime anı olarak kalsın diye yazıyorum. Eğer birilerine de ilham oluyorsam ne mutlu bana. Sorunu Melbourne için cevaplamam gerekirse dışarıda yemek yemek -bence- pahalı değil ve şehrin sakinliği – bence- sıkıcı değil :) Mesleğinle ilgili iş veya doktora bulma şansı tamamen seninle ve karşına çıkaracağın fırsatlarla ilgili :)

      Sevgiler

  21. Merhaba! Öncelikle cesaretinize gerçekten hayran kaldım ve sizi çok içten tebrik ediyorum🌸
    Merak ettiğim bir konu oldu, anladığım kadarıyla vize 1 yıllık, sonrasında vizeyi nasıl uzatacaksınız vize yüzünden geri dönme riski var mıdır acaba ?

  22. Aslında sitenizi Viyana yazılarınızdan buldum ve her zaman dobra olmasam da sıkıcı bir blog olarak görmüştüm en başta ancak bu kaçıncı yazınız bilmiyorum ve hepsi ilgimi çekti ve hoş bir dil işe yazılmış.

    Size yeni serüveninizde bol şans diliyorum ve ben dahil bir çok kişiye umut ve motivasyon kaynağı olacağınız da aşikar :)

    Takipte kalacağım. Selamlar..

  23. Merhabalar. Çocuklar ile ilgili sorularım olacak. Acaba çocuklar devlet okulunda okuma hakkına sahip oluyor mu? Bir de bazı yazılarda zorunlu sigortadan bahsediliyor?

    Bilgi verirseniz çok sevinirim.

    Sevgiler

    1. Evet devlet okuluna gidebilirler fakat devlet okulları da paralı zaten. Zorunlu sağlık sigortası var doğru.

      1. Cevap için teşekkür ediyorum. Bugün bir danışman ile konuşup detayları öğreneceğim. Sevgiler 🌹

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir