escort balçova Karşıyaka escort izmir Budapeşte Gezi Notları I | Dünya Benim Evim Skip to main content

Budapeşte Gezi Notları I

Ucuz uçak bileti

Aylardan yanlış hatırlamıyorsam Kasım veya Aralık… Gelibolu’da bir balıkçı restoranında sütlü çayımızı içerken diğer yandan da 23 Nisan tatili için bilet bakıyoruz. Bizim tatil anlayışımız şu ülkeye gitmek istiyorum yerine bu tarihlerde en ucuza nereyi keşfederim. Bir bakıyoruz ağımıza Budapeşte düşüyor. Macaristan bol bonuslu bir lokasyon zira Orta Avrupa’da olduğu için çevre ülkelere trenle ulaşım oldukça kolay. Biz tercihimizi Bratislava’dan yana kullanıyoruz. Bu iki şehre de ben Vilnius’ta Erasmus yaparken gitmiştim ama bir kere daha gitmenin ne gibi bir zararı olabilir ki :)

Uçak biletine gidiş-dönüş kişi başı 70€ ödedik. Bu o tarihlerde bulabildiğimiz en iyi biletti. Daha önce hiç kullanmadığımız bir havayolundan aldık bu bileti; WizzAir. Bu tür ucuz havayolları ile uçmanın bazı püf noktaları var. Bunları aşağıdaki gibi düşünebiliriz;

  • Muhakkak online check in yaptırmalısınız!
  • Bagaj ölçülerini mutlaka kontrol etmelisiniz zira en çok parayı buradan kazandıkları için bagaj boyutlarını çok ciddi bir şekilde kontrol ediyorlar!
  • Koltuk numarası yok dolayısıyla eğer iki kişiyseniz ve uçak doluysa yan yana oturamayabilirsiniz!

Tüm bunlara dikkat etmezseniz ekstra 100€ ödemek durumunda kalıp shuttleda karşılaştığımız kız gibi “ Kahretsin! Bir daha böyle bilmediğim bir hava yolu ile uçmayacağım. THY böyle mi” demek durumunda kalmazsınız :) Bize kalırsa gayet iyi bir deneyimdi.

Havaalanından şehir merkezine nasıl giderim?

Havaalanından şehir merkezine gitmek için 3 seçenek var.

Taxi: Havaalanından şehir merkezine gitmenin en pahalı yolu. Havaalanı çıkışında bulunan taksi durağından kendinize bir taksi kaydı açtırabilir ve ortalama 30€ karşılığında yine ortalama 30 dakika gibi bir sürede şehir merkezine varabilirsiniz.

Shuttle: Havaalanından dışarı çıkmadan hemen sağ tarafta shuttle bileti alıp şehir merkezine ortalama 45 dakika içinde gidebilirsiniz. Yalnız shuttle bekleme süresi 45dakikayı bulabiliyor. Eğer şanslıysanız shuttle’ın kalkış saatine denk geldiyseniz 7,5€ karşılığında şehir merkezine gidebilirsiniz.

Otobüs + Metro: Biz ilk önce shuttle ile gitmeyi düşünsek de zaman nakittir dedik ve havaalanından çıkışta sol tarafta bulunan otobüs durağından 200E numaralı otobüse bindik. Metro durağında otobüsten inip bir de metroya bindikten sonra kalacağımız yere çok yakın bir metro durağından çıktık. Bu şekilde şehir merkezine ulaşmamız 1 saat 15 dakika sürdü ve kişi başı 2,5€ ödedik :) 1 saat 15 dakika ise oldukça keyifli geçti. Otobüste, metroda etrafımızı inceleyip durduk :)

Kalacak yeri nasıl organize ettim?

Hatırlarsanız Kopenhag seyahatimizde Airbnb ile çok güzel bir evde kalmıştık ve çok memnun kalmıştık. Budapeşte seyahatimizde yine Airbnb üzerinden oldukça merkezi bir ev bulduk. Ev sahibimiz Peter o kadar düşünceli biri ki evde ihtiyacımız olandan daha fazlası mevcuttu. İstanbul’un İstiklal Caddesi’nin Budapeşte’de karşılığı Vaci Utka ve evimiz bu caddeye paralel bir caddenin üzerindeydi! 3 gece için 2 kişi 1+1 eve 390 lira ödedik.

İlk gün ne yedik, ne içtik, neler yaptık?

Eşyalarımızı eve bırakıp açlıktan ölmeden sokağımızdaki BRGR ‘da hamburger yedik! BRGR daha sonra gördük ki Budapeşte’nin başka sokaklarında da var. Gurme burger, yuvarlak kesimli patates kızartması ve koslov (lahana salatası) ile servis yapılan ve kendini “Street food” cu olarak konumlandıran bu zincirin burgerlerine ba yıl dık! Bacon ve yumurtalı burgerı denemenizi tavsiye ederim! Burada kocaman gurme burgerlı menü fiyatı 10€. Karnımızı bir daha hiç acıkmayacakmış gibi doyurduktan sonra hava kararmadan biraz şehri gezmeye koyulduk.

Chain Bridge/ Zincir Köprü / Lanchid

İçinden nehir geçen şehirleri çok romantik buluyorum. Şehrin her iki tarafını birbirine bağlayan sayısız köprüler bence o şehri daha havalı daha süslü daha ışıl ışıl yapıyor. Gündüzü ayrı güzel gecesi ayrı güzel olan bu köprülerden biri de Buda ve Pest’i birbirine bağlayan ilk taş köprü olan Zincir Köprü. 380 metre uzunluğundaki bu köprü ismini cisminden alıyor :) Zira zincir halatlarla Tuna Nehri’ni birbirine bağlayan bu köprü hem araç hem de yaya trafiğine açık. Dilerseniz üzerinde bisiklete binip yürüyüş bile yapabilirsiniz. Köprüde yürürken köprünün sallandığını hissedebilirsiniz ama siz yine de güzel Tuna’nın keyfini çıkarın. Biz öyle yaptık :)

Macaristan Parlamento Binası

İstanbul’a bir türlü gelmek bilmeyen yaz Budapeşte’ye çoktan gelmişti. Bize kalan ise bu havanın keyfini çıkarmaktı. Pest’ten Buda’ya Zincir Köprü üzerinde yürüdükten sonra karşımızda Budin Kalesi’ni gördük fakat kaleyi yarınki programımıza bırakıp köprüden geri yürüyüp Tuna Nehri kıyısındaki muhteşem mimarisiyle Budapeşte’yi adeta bir kartpostal görüntüsüne çeviren Macaristan Parlamento Binası’na doğru yürüdük. Tuna Nehri boyunca ayaklarını nehre doğru sallandırıp şarabını, birasını yudumlayan arkadaş gruplarını, sevgilileri görünce çok özendik ve şehri bir Budapeşteli gibi yaşamaya karar verdik. Korkmama rağmen sallandırdım bacaklarımı aşağı doğru tutundum sevgilime uzandım çimenlere… Çok güzelsin Budapeşte çok güzelsin Tuna! diye haykırdım ve ben anılarıma bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu ve huzurunu yaşarken kim bilir ne anılar vardır sende diye düşünmeden edemedim…

Budapeşte ile ilgili yazdığım bir önceki yazıda Parlemonta Binası ile ilgili teknik bilgileri okuyabilirsiniz fakat şunu söyleyebilirim ki bakmaya doyamayacağınız bir mimariye sahip. Dilerseniz içini ziyaret de edebileceğiniz Macaristan Parlamento Binası Budapeşte’de mutlaka görmeniz gereken yerlerden! Uzuuun kuyruklarda zaman kaybetmemek için biletinizi www.jegymester.hu/parlament adresinden satın alabilirsiniz. Avrupa vatandaşlarına giriş indirimli!

Szabadsag Ter

Parlamento mimarisiyle gözlerimize ve ruhumuza yaşattığımız ziyafetten sonra ayaklarımız bizi şehrin ortasındaki enfes parklardan birine götürdü. Büyük ağaçların, karşılıklı bankların, kuş seslerinin ve köpek sahiplerinin olduğu bu parkın bir de ortasında mini bir cafe vardı. Oturup hem yorgunluk kahvesi içip hem de bu anın keyfini çıkardık… Saat akşam 7 gibiydi. Bir an kendimi İstanbul’da düşündüm. 6’da Gayrettepe’den çıktığım ofisimden saat 7’de ancak köprüde olduğumu düşününce bi’ dakika ya napıyorum dedim şuanda Szabadsag Ter parkındayım, etrafımda yeşilin her tonu var, nefes aldığımda toprak kokuyor, içtiğim kahve çok lezzetli anın tadını çıkar! Öyle de yaptım :)

Istvan Basilica

Havayı parkta kararttıktan ve wifi’yı sömürdükten sonra ayaklarımız bizi Istvan Basilica meydanına götürdü. Kocaaaaaman bir meydan. Yerler tertemiz ve mis gibi. Arkasına Istvan Basilica’yı alıp fotoğraf çeken insanlar ve karşımızda heybetli ve ışıl ışıl haliyle duran basilica… Gündüz gözüyle de görmek üzere haritamıza not düşüyoruz ve birkaç metre ileride ki heykelli çeşme etrafında şarabını içip sohbet eden, yaz akşamının tadını dondurmasıyla çıkaran insanlar gördük. Görüntü öyle güzeldi ki… Bu anın keyfini yaşamak için dondurmasını alıp çeşmenin başına gelen kişileri takip edip dondurmacıyı bulduk!

Gelarto Rosa Fagyizó és Cioccolarto: 1052 Budapest, Szent Istvan ter. 3.

Ben hayatımda en lezzetli dondurmayı Budapeşte’de yedim! İnanamayacaksınız ama Roma’da Milano’da yediğim dondurmalardan daha lezzetli! Ve Gelarto Rosa dondurmayı gül şeklinde hazırlıyor. Seçimlerinizi yaptıktan sonra sanki bir dondurma külahı değil de gül buketi alıyormuşsunuz gibi :) Dondurma seçerken zorlanabilirsiniz çünkü hepsi o kadar lezzetli duruyor ki! Ben mojito, oreo ve blackberry’li olanlarını öneriyorum ama sizin yerinizde olsam hepsini yerim zira ben günde 4-5 kere yedim ve her defasında diğer tatları da denedim :) Dondurmamızı alıp çeşmenin başında bu sakin ama keyifli akşamın tadını çıkardık.

Erzsebet Ter / Dönme Dolap

Dedim ya Budapeşte parklarla dolu ve bu parklar sadece gündüz değil akşam hatta gece de dolu dolu. Uzaktan beyaz beyaz ışıldayan dönme dolaba doğru yürürken havuzlu bir parkın içinden geçiyoruz. Park gençlerle dolu ama tıka basa dolu. Herkes çimenlerin üstünde keyifte! Kimisi arkadaşlarıyla kimisi sevgilisiyle kimisi köpeğiyle ve istinasız herkes ya bira içiyor ya da Macarların milli içkisi Fröccs’ü marketten aldıkları şarap ve mineralli su ile kendileri yapıyor :) Havuzlu parkın çıkışında dönme dolap hemen karşımıza çıkıyor. Durum burada da değişmiyor. Çimenler gecenin keyfini sokakta çıkaran insanlarla dolu… Biz de kendimizi bulduğumuz boş bir alana bırakıp yavaşça dönen dönme dolabı izliyoruz…

Szimpla Kert: Kazinczy Utca. 14, 1075

Hayatınızda gidebileceğiniz ve keyifle içkinizi içebileceğiniz dünyanın en ilginç pubı Szimpla Kert diyebilirim! Budapeşte’nin “ruin pub” adıyla bilinen bir pub kültürü var. Türkçe’ye çevirmek gerekirse harabe pub diyebiliriz :) 2010 yılındaki Budapeşte seyahatimden aklımda kalan en belirgin yer burasıydı ve daha önce görmüş olmama rağmen yine hayran kaldım! Burayı nasıl anlatırsam zihninizde canlandırabilirim bilmiyorum ama Szimpla Kert için harabe çok doğru bir tanım. Burası iki katlı bir harabe. En lezzetli biraları bulabileceğiniz, kendinizi bazen bir tamirhanede bazen bir balıkçı barakasında hissedeceğiniz, tepeden yandan sağdan soldan ilginç objelerin sarktığı, hurda arabaların bar masası görevi gördüğü bu pub hayatınızda mutlaka görmeniz gereken bir yer! Biz mizample makinasının içinde mojitolarımızı yudumlarken Japon turistlerin oldukça ilgisini çekmiş olmalıyız ki fotoğrafımızı çekip durdular :) Sizmpla Kert ile ilgili çok sevdiğim bir diğer şey ise selfie makinasından fotoğrafınızı çekip baskısını alabiliyorsunuz üstelik 1€ :)

P.S: Budapeşte Bahar Festivaline denk gelmiş olmamız da ayrıca güzel oldu :)

Budapeşte yazısı daha devam edecek şimdilik hafta sonumuz şahane olsun! :)

Sevgiler

Budapeşte Gezi Notları I” hakkında 7 yorum

  1. Erasmus’a bir gideyim, bu bilgileri kullanarak hemen gezmeye başlayacağım <3 Mükemmel bir yazı olmuş, parmaklarına sağlık :*

    1. Canım çok teşekkür ederim. Beğenmene çok sevindim. Sen Erasmus’a git ben zaten şuraya git buraya git diye baskı yapacağım sana :)

  2. Merhaba ;

    Sizi yeni takip etmeye başladım ve çok başarılı bulduğumu belirtmek isterim , artı bir bilgi olarak havaalanında bilet makinesinden alabileceğiniz 24 saatlik bilet ile şehir merkezinede gidebilir ve devamında 24 saat sonuna kadar biletinizi kullanabilirsiniz .Kişi başı 2,5 Euro tasarruf olur . Ben bunu ancak 4. gidişimde farkettim :)

    İyi Seyahatlar ….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir