Büşra ve İda

Herkese merhaba,

Bu yazıda sevgili Büşra’nın kızı İda ile olan deneyimlerini okuyacaksınız. Büşra’yı çok uzun zamandır Instagram’dan takip ediyordum zaten ama hamileliğimizin aynı dönemde olması ve İda ile Dünya Lennon arasında sadece 14 gün olması sebebiyle her gün açıp neler yapmışlar diye baktığım bir kişi haline geldi :) Bir de onlar da bizim gibi İda’yı aile desteği olmadan büyütüyorlar ve deneyimleri bizim gibi uzakta yaşayan annelere ilham olacaktır diye düşünüyorum.

 

1- İlk “işte şimdi anneyim” dediğin an neydi?

Bunu doğum yapana kadar her tekmede her harekette hissediyorum sanmıştım. Ta ki doğum yaptığım günün gecesinde hastane odasında kaldığımız o ana kadar.

Saat belki o sıralarda 9du tam hatırlayamıyorum ama benim için gece 3 gibi bir bulanıklık sanki. Sürekli elim yanımda olan o hastanenin pusetimde. Pespembecik yatan yüzüne bakıyorum İda’nın. Ağrılardan kolumu dahi harekette ettiremiyorum gözümden uyku akıyor ama kapatamıyorum da annem ve semih koltuk tepesinde uyukluyorlar. Bu benim mi bizim mi diye geçiyor sadece aklımdan ağlasa ne yaparım diyorum. Odadan kalkıp öylece çıkamam bile artık diyorum. Zaman baya durmuş gibiydi. Çıldıracağımı düşünmüştüm gerçekten beynimdeki düşünceleri kalbimden geçenler yakalayamıyordum bir anda hem sanki bir pamuğu hem de sanki dünyayı omuzlarıma yüklemişler gibi geldi. Dedim o an Büşra bu sanırım böyle bir his, hoş geldin annelik. :)

2- Anne olduktan sonra neden kimse bana bundan bahsetmedi dediğin şeyler oldu mu? 

Olmaz olur mu ah ah :). Farkettim ki annelikte zor anların paylaşılması bile bizim kültürümüzde tabu gibi bir şeymiş. Hep anne mutlu olmalı bebek mutlu olmalı gibi ama öyle toz pembe diyemem her zaman için. Ya da ben bu zaman kadar ya dikkat etmemiş ya da şahit olmamıştım böyle gerçekliğe. Tek çocuk olmam ve etrafımda herhangi bir yenidoğan bebekle dolayısıyla annesiyle yakınlığımın da olmamasından bu konuda bilgilerim oldukça zayıftı. Bebekler sadece beslenip altı değiştirilip sonra mışıl mışıl uykuya geçen güzellikler değil. Evet çok güzeller harika kokuyorlar ama sürekli yüzde yüz ilginin onlarda olması gerekiyor. (Çoğu zaman) Her an sadece göz göze kucakta olmak istedikleri zaman var. Bırakıp yan odaya ve hatta tuvalete bile gidelemeyen günler var. Uykusuzluk hele ki en çok zorlandığımız konulardandı. Gözünü açamazken yapmaya çalıştıkların ve ertesi güne devam edecek gücü bulabilmek. Keza doğum sonrası sendromu, lohusalık. Hep duyduğumuz durum ama hiç bir gram bilgim yoktu ne yaşadığımdan yaşayacağımdan. İnsan öyle anlarda bir kendinde var böyle şeyler sanıyor. Bu noktada sosyal medya iyi ki var dediğim çok oldu. O dönem de hem ben kendimi  kaybettim hem de yeniden buldum. Ve bunları yaşarken baya da yalnızlaştım. Çünkü odağın ilgin alakan değişiyor. Sen değişiyorsun. Anlaşılamıyorsun anlatamıyorsun. Her şey hem yoğun hep karışık. Bir de sosyal çevre olmayınca oldukça zorluyor. 8. Aya kadar sürdüğünü net söyleyebilirim o duygu durumun. Sonra birden perde kalktı resmen. Ki bu histe içerde ve dışarda geçen 9 aylık sürenin annede yarattığı etkiymiş tabii, kimisi daha sakin kimisi daha yüksek mertebede geçirebiliyor bu dönemi ama çoğu insanın bunu baya görmezden gelerek yaşadığını farkettim. İnsan daha  kendi hislerini anlayamazken minicik ,dünyaya yabancı bir bedenin hislerini anlamaya çalışmak oldukça zorlayıcıydı. 

3- O zor günleri kolaylaştırma yöntemlerin var mı?

Yapabildiğimiz en iyi ve basit şey uzunca süre sling ya da kanguruya alıp dans etmek, sallanmak, yürümekti. Halim olmasa bile sevdiğim bir müziği illa hareketli bir parça da değil eşlik edebildiğim bildiğim bir tını o an beni rahatlatıyor onu da keyifli hissettiriyordu. Ki uzunca bir süre İda sadece bu şekilde uyuyabilmişti. Şimdi ise cee oynamak, saklanıp beni bulmasını sağlamak diyebilirim. Yani bir şekilde oyun. Şu an kahkahaları ile eşlik ediyor ve o sesi duymak beni bir nebze olsun o an rahatlatıyor. O an içinde bir çeşit enerji boşaltımı gibi. 

Bazen tamamen bitik hissettiğim anlardaysa yere uzanıp üstüme oyuncaklarını diziyorum, ona yaptığımızı ya da aklımdan geçen herhangi o an ki düşüncelerimi basit dille anlatıyorum. Düşüncelerimi sesli duymak bana da iyi geliyor hem de aslında bir şekilde iletişim kuruyoruz. Şu an durum her ne kadar onun bana anlatmasına dönmüş olsa da oldukça işe yarıyor o anlarda konuşmak. :)

4- Siz de bizim gibi aileden uzakta büyütüyorsunuz İda’yı. Destek ihtiyacını nasıl gideriyorsunuz? 

Gidermiyoruz :) İda 14 aylık oldu ve 1saat bile ayrı kalmadık İda ile.  Semih gündüz yoğun iş temposunda akşamları onun gelişini heyecanla bekliyoruz zaten. Şu an için bu konu sorun yaratmaya başlıyor gibi benim açımdan da, çünkü karşımda sürekli enerjisi ile büyüleyen bir minik varken tükenmiş halde olup o enerjiyle aynı frekansta geri dönememek can sıkabiliyor. Ki aynı zamanda sanırım artık ben de ayrı kalmaya direniyorum. Garip bir döngü ama uygun bir yolu bulabileceğiz yakında umarım, bu soru bilmediğim yerden diyelim şimdilik. :)

5- Hamilelere ve yeni anne olmuş kadınlara ne tavsiye edersin?

Hamile arkadaşım öncelikle doğum şeklin ne olursa olsun sen neredeyse 38-40 hafta birlikte taşıdığın ve kavuştuğun yavrun için tek en iyi dünyası, annesi olacaksın.şu an eminim kafanda ne nasıl olacak düşüncelerin varsa yapacağın en iyi şeylerden biri emzirme konusunda bilgilenmen olacaktır. İlk zamanlar bilgiye ihtiyacın olacak ve bunu araştırmaya yardım almaya pek vaktin olmayabilir. Şimdi özgürce planlayabildiğin zamanından keyif almaya bak her şey çok daha güzelleşecek zor bile olsa. 

Canım taze anne arkadaşım sana geçecek demeyeceğim. Ama boyut değiştiriyor. Dün zorlandığın o konuda yarın tamam oluyorsun. Sen ve bebeğin birbirinize alışacaksınız her geçen gün. bol ten teması bol kokusunu içine çekme ile geçen günlerine ekleyebildikçe  15-20 dakika da olsa bebeğini sarıp giyip oksijen almayı unutma derim. Her şey her gün aynı olmuyor yolunda gitmiyor ama oluyor. Her güzel şeyin zorluğu gibi sağlık olduktan sonra geçmeyecek gün bitmeyecek gece yok diyorum. Hayatın tattırdığı en güzel hislerden biri ve değiyor kesinlikle. 

Herkese hepimize sağlık ve sevgilerimle :)

anneleretavsiyelerannelikhikayelerianneliksohbetleri
Comments (0)
Add Comment